Bengü Ayyıldız
KÖŞE YAZARIBENGÜ AYYILDIZ YAZILARI

Paspas: Üsküdar'ın sembolü kaybolmadı, korumaya alındı
Sahil hattından koruya, oradan da kliniğe uzanan kendine özgü bir güzergâhı vardı. Kimi gün sahilde kilometrelerce yürüyor, kimi gün koruda saatler geçiriyor, ardından yeniden Üsküdar’a iniyordu. Paspas için bütün bu hat, adeta tek bir büyük mahalleydi.

Albay: Terk edildiği ormanda yeni yuvasını buldu
Sonunda şantiyede iş bitti. Herkes masasını topladı, arabasına bindi ve arkasına bakmadan gitti. Ben gidemedim. Dönüp Arap'a baktım. Bana bakıyordu.

Şila: Soğuktan rengi değişen patiler artık sıcak yuvada
Kemerburgaz ormanının o buz gibi ayazında, daracık sığınağında tir tir titriyordu. Hava o kadar soğuktu ki, normalde bembeyaz olan o patilerinin rengi bile buz kesmekten koyulaşmıştı. Üstelik tamamen sağırdı ve her sesten, her kıpırtıdan korkacak kadar savunmasızdı.

Şanslı: Biri onu geride bıraktı, diğeri uğruna kıtalar aştı
Çünkü bazı hayatlar yıllarla değil, gördükleri sevgiyle ölçülür. Şanslı bu dünyadan payına düşen sevgiyi fazlasıyla alarak gitti. Bir zamanlar geride bırakılmıştın. Ama bu dünyadan, birilerinin en kıymetlisi olarak ayrıldın.

Çiko: Barınakta titremekten yorulmuş bir beden
Bir buçuk yıl önce onu Hatay'dan gelen o görüntülerle tanımıştık. Barınak kafesinin köşesinde korkudan tir tir titriyordu. Çiko barınaktan çıktı. Bir pansiyona yerleştirildi. Ve herkes rahat bir nefes aldı: "Nasılsa kurtuldu." Sonra hayat devam etti. Ama Çiko için etmedi.

Murphy: Boya kovasından pencere önüne
Kıştı. Hava buz gibiydi. O ise korkudan başını bile tam kaldıramıyordu. Kendine sığınacak yer olarak boş bir boya kovasını seçmişti.

Nasıl Badiko oldum?
Ve o gecenin sabahında, siyah bir poşete sarılmış halde ellerime tutuşturuldu. 11 kiloydu dünyada bıraktığı ağırlık… Bende bıraktığıysa tonlarca.

Leyla: Yağmur altından sıcak mindere
İlanı açar açmaz o bildik cümleler geldi: “Yaşlı bir köpeği kim, ne yapsın? Bu saatten sonra kim alır?” Ama ben o seslere hiç inanmadım. Çünkü biliyordum, bir yerde hâlâ o kalp vardı. Ve o kalp çıktı.

Bir yorumla hayatı değişti: Karamel’in sokaktan Fransa’ya uzanan yolculuğu
Bir zamanlar metrobüs girişinde başını soğuk betona yaslayıp sessizce bekleyen o köpek, şimdi bulutların üzerinde, kendisini hiç görmeden seven ailesine doğru gidiyordu.

Sokakların yorgunluğu, güvenin verdiği uyku: Dayı
Veterinerde olanlar içimi parçaladı. Patisi sadece görünen kısmıymış. Kulakları erimiş, ağzında sağlam tek bir diş kalmamıştı. "En az 13-14 yaşında" dediler. Yüzündeki her yara izi, her dökülmüş tüy, meğer bunca yılın hayatta kalma mücadelesini anlatıyormuş.

Hamiyet Anne ve Büyük Kedisi 'Dede'
Dede, o gün bir yuvaya değil, bir can yoldaşına kavuştu. Hamiyet Anne onu sadece içeri almadı, hayatına aldı. Geceleri karanlıkta yalnız hissetmesin diye lambayı bile söndürmedi.

Tombi: Sevgiyle aşılan karanlık
Tombi ilk kez zincirsiz yürüdü. İlk kez güvenle uyudu. Sevginin gözle görülen bir şey olmadığını; insanın içini ısıtan, “artık yalnız değilsin” dedirten bir güven olduğunu öğrendi. Dünyayı göremedi belki ama artık sevildiğini hissedebiliyordu.