Tilki

Hayvanlar İçin

Gazetecilik

patidio.

İnci kefalinin 4 mevsimlik yaşam mücadelesi

Van Gölü’nde yaşayan inci kefali, neslini sürdürebilmek için her yıl üreme döneminde akarsulara doğru zorlu bir yolculuğa çıkıyor. Ancak kaçak avcılık, kuraklık, yanlış su yönetimi ve kirlilik, balıkların hem yaşam alanlarını hem de üreme süreçlerini tehdit ediyor.

5 dk okuma17 görüntülenme

p - Dünyada sadece Van Gölü’nde bulunan inci kefali, üremek için her yıl nisan-temmuz aylarında tersine bir yolculuğa çıkıyor. Göle dökülen akarsulara giden inci kefallerinin bu yolculuğu, bir görsel şölen de sunuyor.

Ancak çoğunlukla üreme döneminde hatırlanan inci kefalinin neslini ciddi bir tehlike bekliyor. Akarsulardaki su azalması, kirlilik ve kaçak avcılık inci kefalinin başlıca düşmanları arasında.

Bu nedenle sadece üreme döneminde değil her zaman hatırlanmayı ve korunmayı hak ediyor.

Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş
Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş

'Van Gölü'nü korumak yetmez'

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, geçmişte inci kefali için en büyük tehdidin kaçak avcılık olduğunu, ancak özellikle 2019-2020 yıllarından itibaren kuraklık ve yetersiz su yönetiminin de önemli tehditler arasına girdiğini belirtiyor.

Akkuş, yaz aylarında milyonlarca inci kefalinin üreme amacıyla akarsulara yöneldiğini, aynı dönemde tarım alanlarının sulanması için akarsulardan su çekildiğini söylüyor. Yağış ve kar yağışındaki azalmaya karşılık tarımsal alanların genişlemesinin su üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Akkuş, durumu şu sözlerle anlatıyor:

“Bir tarafta suya ihtiyaç duyan çiftçiler, diğer tarafta da suya ihtiyaç duyan balıklar. İşte size mis gibi bir su sorunu.”

Kuraklık tehdidinin önümüzdeki yıllarda daha da artabileceğine dikkat çeken Akkuş, suyun etkin yönetilmesi gerektiğini, ihtiyaç duyulması halinde tarımsal ürün desenlerinin ve sulama sistemlerinin değiştirilmesinin gündeme alınması gerektiğini vurguluyor.

İnci kefalinin korunmasının yalnızca Van Gölü’nün korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Akkuş, göle dökülen akarsuların balıkların üreme habitatı olduğuna dikkat çekiyor.

“İnci kefalinin geleceği demek Van Gölü’ne dökülen akarsular demek” diyen Akkuş, üreme döneminde balıkların göç edebilmesi, yumurtaların ve yavruların yaşamını sürdürebilmesi için akarsulardaki suyun sürekliliğinin güvence altına alınması gerektiğini söylüyor.

Akkuş, “Her akarsuda can suyu olarak belirtilen miktar mutlaka burada bırakılmalı” ifadelerini kullanıyor. Yüzey sularının ve yeraltı sularının havzanın su bütçesi dikkate alınarak yönetilmesi gerektiğini belirten Akkuş, kontrolsüz sondaj ve su çekiminin inci kefalinin geleceğini tehlikeye attığını vurguluyor.

Kirlilik balığın yaşam alanını bozuyor

İnci kefalinin karşı karşıya olduğu bir diğer tehdit ise Van Gölü havzasındaki kirlilik. Akkuş, havzadaki insan nüfusunun ve kişi başına düşen tüketimin artmasıyla atıkların göl üzerindeki baskısının da büyüdüğünü belirtiyor.

Van Gölü’nün kapalı bir göl olduğunu hatırlatan Akkuş, göle ulaşan kirliliğin yıllar içinde biriktiğini söylüyor.

“Van Gölü’nün sığ kesimlerinde oluşan yosun adacıkları bize bunu açık ve net bir şekilde gösteriyor. Bu saatten sonra Van Gölü’nün tek damla dahi kirliliğe tahammülü yok” diyen Akkuş, gölün yanı sıra onu besleyen akarsuların da temiz tutulması gerektiğini vurguluyor.

Akarsuların havzadaki kirliliği göle taşıdığına dikkat çeken Akkuş, arıtma tesislerinin düzgün çalışmasının önemini belirtiyor. Kent merkezindeki Akköprü Deresi’nde görülen plastik atıklara da değinen Akkuş, “Biz ne zaman ki Akköprü Deresi’nde tek bir poşet, tek bir plastik pet şişesi görmezsek işte o zaman Van Gölü kirliliğinin önüne geçebiliriz” diyor.

Akkuş’a göre kirlilik, hem gölde yaşayan inci kefalini hem de üreme döneminde akarsulara çıkan balıkları etkiliyor. Özellikle yaz aylarında akarsu debisinin düşmesi, kirliliğin etkisini artırırken balıkların üreme başarısını da azaltıyor.

TÜRÇEP Genel Sekreteri Ali Kalçık
TÜRÇEP Genel Sekreteri Ali Kalçık

'Kirlilik yalnızca inci kefalini etkilemiyor'

Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık da su kirliliğinin yalnızca inci kefalinin değil, Van Gölü’ndeki bütün canlıların yaşamını etkilediğini belirtiyor.

“Suyu yalnızca kullandığımız ve tükettiğimiz bir kaynak olarak görmek doğru değildir. Su; toprakla, akarsularla, göllerle, bitkilerle ve bütün canlılarla birlikte bir yaşam döngüsüdür. Bu döngü kirlendiğinde yalnızca su değil, yaşamın tamamı zarar görür” diyen Kalçık, kirliliğin martılardan diğer kuşlara, kurbağalardan yılanlara, böceklerden bitkilere kadar pek çok canlıyı etkilediğini söylüyor.

Kalçık, su kalitesinin bozulmasının inci kefalinin beslenmesini, gelişmesini ve üremesini olumsuz etkilediğini, hastalık ve ölüm riskini artırdığını ifade ediyor. Bu nedenle koruma çalışmalarının yalnızca balık sayısına odaklanmaması gerektiğini belirten Kalçık, kirliliğin kaynağında önlenmesi ve su kalitesinin düzenli olarak izlenmesi çağrısında bulunuyor.

Kalçık, sorumluluğun yalnızca yurttaşlara bırakılamayacağını, yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının da atıkların göle ve akarsulara ulaşmasını önlemesi gerektiğini vurguluyor.

Üreme göçü bir yaşam mücadelesi

İnci kefalinin üreme döneminde gerçekleştirdiği göçü olağanüstü bir yaşam mücadelesi olarak tanımlayan Kalçık, balıkların Van Gölü’nün sodalı sularından tatlı suya çıkarak akıntıya karşı yüzdüğünü ve engelleri aşmaya çalıştığını anlatıyor.

“Bu hassas dönemde akarsuların kirlenmesi, yalnızca yetişkin balığın değil, yumurtaların ve doğacak yeni yaşamın da zarar görmesi anlamına gelir” diyen Kalçık, temiz ve yeterli suyun yanı sıra balıkların göçünü engelleyen fiziksel bariyerlerin de ortadan kaldırılması gerektiğini belirtiyor.

Kalçık’a göre inci kefalinin üreme alanlarının korunması, yalnızca bugünkü balıkların değil, gelecek nesillerin de yaşam hakkının korunması anlamına geliyor.

Kaçak avcılığa karşı denetim çağrısı

Kuraklık ve kirliliğin yanı sıra kaçak avcılık da inci kefalinin yaşamını tehdit etmeyi sürdürüyor. Kalçık, özellikle üreme döneminde balıkların belirli alanlarda yoğunlaşmasının onları kaçak avcılığa karşı savunmasız bıraktığını söylüyor.

“Öyle dönemlere tanıklık ettik ki balıklar kaçak avcılar tarafından kürekle dahi toplanabilecek kadar savunmasız kalabiliyor” diyen Kalçık, denetimlerin güçlendirilmesi ve yaptırımların caydırıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ancak Kalçık, inci kefalinin korunmasının yalnızca av yasağının uygulanmasıyla mümkün olmayacağına dikkat çekiyor. Su kaynaklarının korunması, kirliliğin önlenmesi, göç yollarındaki engellerin kaldırılması ve üreme alanlarının güvence altına alınması da koruma çalışmalarının parçası olmalı.

Van Gölü havzasındaki sulak alanlar ve sazlıkların da ekosistemin devamlılığı açısından önemli olduğunu belirten Kalçık, bu alanları “doğanın kendi filtre sistemleri” olarak tanımlıyor.

Sulak alanların suyun temizlenmesine katkı sunduğunu, kirleticilerin tutulmasını sağladığını ve çok sayıda canlıya yaşam alanı oluşturduğunu belirten Kalçık, bu alanların doldurulmasının, yapılaşmaya açılmasının veya tarımsal baskıyla küçülmesinin gölün doğal savunma mekanizmalarını zayıflattığını söylüyor.

Kalçık, inci kefalinin korunması için akarsuların, sazlıkların, sulak alanların ve Van Gölü’nün bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor.

'İnci kefalinin bizlere ihtiyacı yok ama bizim inci kefaline ihtiyacımız var'

Mustafa Akkuş, inci kefalinin yüz binlerce yıldır Van Gölü’nde yaşamını sürdürdüğünü hatırlatarak, insanın doğayla kurduğu ilişkinin önemine dikkat çekiyor.

“İnci kefalinin bizlere ihtiyacı yok ama bizim inci kefaline ihtiyacımız var” diyen Akkuş, inci kefalini Van Gölü havzasında doğanın insanlarla iletişim kuran bir elçisi olarak tanımlıyor.

Ali Kalçık ise inci kefalinin korunmasının yalnızca bir balık türünü korumak anlamına gelmediğini belirterek kamu kurumlarına, yerel yönetimlere, karar vericilere ve yurttaşlara çağrıda bulunuyor:

“İnci kefaline kendi evladımız gibi sahip çıkalım. Çünkü inci kefalini korumak yalnızca bir balığı değil, Van Gölü’nün bütün yaşam zincirini ve gelecek kuşakların doğa hakkını korumaktır.”

 

Bu habere tepkin ne?

İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

İlgili Haberler

Videolar

Şimdi İzle● Abone Ol

Moby: "Hayatımda Hayvanlardan Daha Önemli Bi Şey Yok!" 🐾 🐓 🐄

Ece ve Lodos'un Hikayesi 🐾 🐶

Tanımadığı Köpekleri Fotoğraflıyor: Tüylü Kareler 🐾🐶

Beyoğlu’nda gönüllüler hayvan bakımevinde iş başında 🐾 🐶

12 Yaşında Terk Edildi 🐾 🐶