Tilki

Hayvanlar İçin

Gazetecilik

patidio.

Bu duygudan mahrum kalmayın: Hayvan korkusunu yenmenin yolları

Hayvan korkusu bazı kişilerde çocuklukta yaşanan bir olayın ardından ortaya çıkarken, bazı kişilerde ise farklı nedenlerle gelişebiliyor. Ancak bu korkuyu aşmak hiç de zor değil. Uzman isimler, hayvan korkusunu yenmenin yollarını anlattı.

5 dk okuma7 görüntülenme

P - Hayvanlara yönelik korku, kimi zaman tek bir olumsuz deneyimin ardından başlayabiliyor. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan korkutucu olaylar, ilerleyen yıllarda hayvanlardan kaçınma davranışına dönüşebiliyor. Ancak uzmanlara göre korkunun düzeyi ve kişinin hayvanla karşılaşma biçimi, bu sürecin nasıl ilerleyeceğinde önemli rol oynuyor. Uzmanlar, hayvan korkusunun ne zaman zoofobiye dönüştüğünü ve bu korkuyla nasıl başa çıkılabileceğini anlattı.

'Korkum tamamen geçti diyemem'

Beşinci sınıfa giderken yaşadığı bir olay nedeniyle kedilerden korkmaya başlayan Yeliz, zaman içerisinde bir kediyle kurduğu ilişki sayesinde korkusunu büyük ölçüde aştığını anlattı.

Okuldan eve geldiği bir gün kapıyı kapatmak üzereyken kedinin kuyruğunun kapının arasında kaldığını belirten Yeliz, kedinin çığlık atmasıyla çok korktuğunu söyledi:

“Beşinci sınıfa gidiyordum. Okuldan eve gelmiştim. Tam kapıyı kapatacaktım, kedinin kuyruğu kapının arasında kaldı. Kedi bir anda çığlık atmaya başladı. Çok korktum, ne yapacağımı bilemedim. O sırada evde de kimse yoktu. Annem sonradan geldi ve kedinin kuyruğuna bir şey olmadığını öğrendik. Ama o olaydan çok etkilendim. Ondan sonra kedileri gördüğümde korkmaya, yanıma geldiklerinde de kaçmaya başladım.”

Yaşadığı korkunun zamanla bir kedi sayesinde azaldığını anlattı: “Kedileri çok seviyorum. Aslında hiçbir zaman onlardan nefret etmedim, tam tersine hep sevmek ve dokunmak istedim. Ama yaşadığım olaydan sonra içimde bir korku oluşmuştu. Daha sonra bir kedi sevmeye başladım. Yaklaşık altı ay onunla vakit geçirdikten sonra korkularımı yavaş yavaş yenmeye başladım. Artık bir kedi yanıma geldiğinde bağırıp çağırmıyorum, kaçmıyorum. Kedileri tutabiliyor, sevebiliyor ve dokunabiliyorum. Korkum tamamen geçti diyemem ama eskisi gibi de değil. İçimde küçük bir korku hâlâ var. Buna rağmen kedileri gerçekten çok seviyorum.”

zeynep deniz şakar.jpg

'Tedavi edilmediğinde korku güçlenebilir'

Psikolog Zeynep Deniz Şakar, hayvan korkusunun bazı kişilerde zaman içerisinde azalabileceğini ancak gerçek bir fobi söz konusu olduğunda korkunun büyüyebileceğini belirtti.

Şakar, “Bazı hafif korkular zaman içinde azalabilir. Ancak gerçek bir fobi söz konusuysa tedavi edilmediğinde genellikle kaçınma davranışları artar ve korku giderek güçlenebilir” dedi.

Kişinin başlangıçta yalnızca bir hayvandan korkarken zamanla açık alanlardan, parklardan hatta dışarı çıkmaktan bile kaçınabileceğini belirten Şakar, “Bu nedenle korkunun günlük yaşamı etkilemeye başladığı noktada destek almak önemlidir” ifadelerini kullandı.

'Hayvan korkuları genellikle çocukluk döneminde başlar'

Şakar, hayvan korkularının genellikle çocukluk döneminde başladığını söyledi: “Çocuklar henüz çevreyi tam anlamıyla değerlendiremez ve yaşadıkları olumsuz deneyimleri daha kolay genelleyebilirler. Ancak tedavi edilmeyen korkular ergenlikte ve yetişkinlikte de devam edebilir."

Erken dönemde doğru yaklaşımın önemine dikkat çeken Şakar, “Erken dönemde doğru yaklaşım, ileride gelişebilecek kalıcı fobilerin önüne geçebilir” dedi.

'Korkusunu küçümsemeyin'

Hayvan korkusu yaşayan bir kişiye nasıl yaklaşılması gerektiğini de anlatan Şakar, kişinin korkusunun küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.

“En önemli nokta kişinin korkusunu küçümsememektir. ‘Abartıyorsun’, ‘Bir şey olmaz’ ya da ‘Hadi dokun geçer’ gibi söylemler fayda sağlamaz” diyen Şakar, kişinin zorlanmadan desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Şakar, “Bunun yerine korkusunu anlamaya çalışmak, onu zorlamadan desteklemek ve isterse profesyonel yardım alması konusunda cesaretlendirmek daha doğru bir yaklaşımdır. Empati, iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır” diye konuştu.

süleyman kozat.jpg

'Aşırı ve yoğun korkuya zoofobi deniliyor'

Hayvanlara karşı duyulan aşırı ve yoğun korku, zoofobi olarak tanımlanıyor. Zoofobinin çeşitleri de var. Kedilere yönelik korku ailurofobi, köpeklere yönelik korku kinofobi, yılan korkusu ofidiyofobi, örümcek korkusu araknofobi, kuş korkusu ornitofobi, at korkusu ise ippofobi olarak adlandırılıyor.

Van YYÜ Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Kozat, “Bu korku bazen hayvan saldırısına bağlı olarak oluşabilir, bazen içgüdüsel olarak oluşabilir. Bu her durumda mutlaka korkunun düzeyini belirlemek önemlidir” dedi.

Korkunun düzeyinin belirlenmesinin ardından sürecin kademeli ilerlemesi gerektiğini belirten Kozat, “Biri, kedinin fotoğrafına bakmaktan bile korkutuyorsa, doğrudan gerçek kediyle temas etmeye çalışmayın” uyarısında bulundu.

Kozat, korkunun azaltılması için izlenebilecek aşamaları şöyle sıraladı:

“İlk önce kediyle ilgili olarak ‘kedi’ kelimesini okumak, kedi fotoğraflarına bakmak, kedi videoları izlemek, uzaktan güvenli bir ortamda kedi görmek, aynı ortamda ama uzakta bulunmak, sakin ve kontrollü bir kediye kısa süreli yaklaşmaktır. Mümkün olduğunca her aşamada korku azalıncaya kadar bekleyip sonra bir sonraki aşamaya geçmek daha uygundur.”

'Korkuyorum ama bu, tehlike olduğu anlamına gelmez'

Korkan kişinin korku düşüncelerini sorgulamasının da önemli olduğunu belirten Kozat, “Kedi kesin saldıracak” gibi otomatik düşünceler yerine daha gerçekçi düşünceler geliştirilmesinin yardımcı olabileceğini söyledi.

Kozat, “Korkuyorum ama bu, tehlike olduğu anlamına gelmez” şeklindeki düşüncenin kişide oluşmasının önemli olduğunu ifade etti.

Kaçınma davranışına da dikkat çeken Kozat, “Her karşılaşmada kaçmak veya ortamdan uzaklaşmak kısa vadede rahatlatabilir ancak uzun vadede korkuyu sürdürebilir” dedi.

'Hayvanın davranışlarını doğru okumak önemli'

Hayvanların beden dilini doğru okuyabilmenin korkunun azalmasında önemli olduğunu belirten Kozat, “Korkunun önemli bir bölümü, hayvanın davranışlarının yanlış yorumlanmasından kaynaklanabilir” dedi.

Bir köpeğin kuyruğunu sallamasının her zaman dostça yaklaşmaya hazır olduğu anlamına gelmediğini belirten Kozat, “Kuyruk hareketi, vücut duruşu, kulakların pozisyonu, yüz ifadesi ve genel vücut gerginliğiyle birlikte değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Hırlamanın da her zaman saldırı anlamına gelmediğini belirten Kozat, “Çoğu zaman hayvanın, ‘mesafeni koru’ şeklindeki uyarı sinyalidir” dedi.

Kozat, hayvan davranışlarını öğrenmenin korkuyu tamamen ortadan kaldırmayacağını ve hayvanın saldırmayacağını garanti etmeyeceğini de belirterek, bunun gerçek tehlike işaretleri ile normal davranışların ayırt edilmesine yardımcı olacağını söyledi.

'Korku günlük yaşamı etkiliyorsa profesyonel destek alınmalı'

Korku çok şiddetliyse, panik belirtileri oluşturuyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa profesyonel destek alınması gerektiğini belirten Kozat, özellikle çocuklarda ve ciddi hayvan korkusu bulunan kişilerde sürecin veteriner hekim, veteriner davranış uzmanı veya gerektiğinde psikolog eşliğinde kontrollü şekilde yürütülebileceğini ifade etti.

Psikolog Şakar ise toplumsal yaklaşım açısından hayvan sevgisi kadar hayvan korkusunun da anlaşılması gerektiğini belirterek, “Bir kişiyi korktuğu hayvana zorla yaklaştırmak ya da bu korkuyla alay etmek doğru değildir” dedi. Şakar, hayvanlardan korkan bireylerin de doğru bilgi ve gerektiğinde uzman desteğiyle korkularını yönetebileceklerini belirtti.

 

Bu habere tepkin ne?

İlk tepkiyi sen bırak

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz.

İlgili Haberler

Videolar

Şimdi İzle● Abone Ol

Moby: "Hayatımda Hayvanlardan Daha Önemli Bi Şey Yok!" 🐾 🐓 🐄

Tanımadığı Köpekleri Fotoğraflıyor: Tüylü Kareler 🐾🐶

Beyoğlu’nda gönüllüler hayvan bakımevinde iş başında 🐾 🐶

12 Yaşında Terk Edildi 🐾 🐶

Moby'den hayvan hakları aktivistlerine mesaj! | Patidio Özel Röportaj 🐾 🫏 🐓